SEVGİ VE NEFRET…

Cumartesi, Nisan, 2026
650
Ana Sayfa ·Aşk, Sevgi ve Dostluk ·SEVGİ VE NEFRET…

SEVGİ VE NEFRET !…

Sevdikleriniz için kendinizi feda etmekle işe başlarsanız, sonunda yollarına feda olduklarınızdan nefret ettiğinizi görürsünüz…

Bu söz, sevginin sınırlarını çizemediğimizde nasıl kolayca zehre dönüşebileceğini anlatıyor.

Sevgi; fedakârlık ister ama kendini yok etmeyi değil…
İnsan, sevdiği için her şeyini verirse, bir süre sonra içten içe hesap tutmaya başlar:
“Ben bu kadar verdim, karşılığı ne?”

İşte o noktada sevgi, sessizce yerini kırgınlığa bırakır.
Kırgınlık büyür, beklentiye dönüşür…
Beklenti karşılanmayınca da nefret doğar.

Çünkü aslında kişi, karşısındakine değil; kendi sınırlarını hiçe sayan hâline öfkelenir.

Gerçek sevgi şudur:
Kendini kaybetmeden, karşısındakini sevebilmek.
Fedakârlık yapmak ama kendini tüketmemek.
Vermek ama karşılık dilenmemek.

Aksi hâlde sevgi, bir süre sonra borç defterine döner…
Ve o defter kapanırken geriye çoğu zaman sevgi değil, ağır bir nefret kalır.

“Kendini yok sayarak sevdiğin herkes, bir gün sana fazlalık muamelesi yapar.”

—-

Sevgi dedikleri şey, eskiden gönülden verilirdi…
Şimdi bakıyorum, çoğu insan seviyorum derken aslında kendini harcıyor.

Birini sevmek uğruna kendinden vazgeçersen, bir süre sonra aynaya bakamaz hale gelirsin.
Çünkü ortada ne sen kalırsın… ne de gerçek bir sevgi.

Fedakârlık iyidir, hoştur… ama ölçüsü kaçınca insanın içini kemiren bir hesap makinesine dönüşür.
“Ben ne verdim, o ne verdi?” diye diye sevgi pazara düşer.

Sonra bir gün fark edersin…
Uğruna kendini parçaladığın insan, seni değil;
Senin verdiklerini sevmiş.

İşte o an başlar içindeki kırılma…
Ve sevgi dediğin şey, ağır ağır nefrete döner.

Bizim zamanımızda bir söz vardı:
“Kendini kaybederek sevme… yoksa sonunda kendine düşman olursun.”

Çünkü insan en çok, kendine ihanet ettiği gün yanar…

Haluk Cangökçe
25.04.2026

 

Araç çubuğuna atla