BUGÜNÜ KAZANAN, HAYATI KAZANIR…

Pazartesi, Temmuz, 2026
470
Ana Sayfa ·Hayat ve Yaşam ·BUGÜNÜ KAZANAN, HAYATI KAZANIR…

BUGÜNÜ KAZANAN, HAYATI KAZANIR…

Yaşlı bir adamın evinde iki büyük oda vardı.

Birinci odanın duvarları eski fotoğraflarla, sararmış mektuplarla ve yarım kalmış hatıralarla doluydu. Adam her sabah bu odaya girer, geçmişte yaptığı hataları düşünür, kaybettiklerini hatırlar ve saatlerce iç geçirirdi.

“Keşke şunu yapmasaydım…”

“Keşke o gün öyle konuşmasaydım…”

“Keşke zamanı geri çevirebilseydim…”

İkinci odadaysa henüz açılmamış kutular, yapılacaklar listeleri ve gelecek planları vardı.

Adam bu odaya geçtiğinde de rahat edemezdi.

“Ya yarın kötü bir şey olursa?”

“Ya planlarım gerçekleşmezse?”

“Ya hastalanırsam?”

“Ya yalnız kalırsam?”

Böylece adam, sabahını geçmişte, akşamını gelecekte geçiriyor; yaşadığı günü ise hiç fark etmiyordu.

Bir gün kapısı çalındı.

Karşısında yıllardır görmediği eski bir dostu vardı. Dostu eve girip iki odayı da gezdi. Sonra adama sordu:

“Peki sen nerede yaşıyorsun?”

Adam şaşırdı.

“Bu evde yaşıyorum.”

Dostu başını salladı:

“Hayır. Sen bir odada geçmişin içinde, diğer odada geleceğin korkusunda yaşıyorsun. Ama bugüne ayırdığın tek bir oda bile yok.”

Bu söz adamın kalbine dokundu.

Ertesi sabah geçmiş odasındaki bütün hatıraları topladı. Fotoğrafları albümlere, mektupları kutulara yerleştirdi. Hepsini kütüphaneye kaldırdı.

“Geçmiş benim öğretmenimdir.” dedi. “Ama evimin sahibi değildir.”

Sonra gelecek odasına geçti. Planlarını düzenledi, yapabileceklerini yazdı, yapamayacaklarını ise hayatın akışına bıraktı.

“Gelecek için hazırlık yaparım.” dedi. “Ama henüz gelmemiş bir günün içinde yaşamam.”

Evin ortasındaki aydınlık salonu açtı.

Pencereden güneş giriyordu. Dışarıdan kuş sesleri geliyordu. Masanın üzerinde sıcak bir çay vardı. Bahçede çiçekler açmıştı.

Adam o güne kadar güneşin evine ne kadar güzel vurduğunu hiç fark etmemişti.

Derin bir nefes aldı.

Yürüyebildiği için şükretti.

Sevdiği insanları aradı.

Uzun zamandır ertelediği bir yürüyüşe çıktı.

Akşam olduğunda dostuna şu mesajı gönderdi:

“Bugün hiçbir büyük servet kazanmadım. Geçmişi değiştirmedim, geleceği de garanti altına almadım. Ama ilk defa yaşadığım günü kaçırmadım.”

Dostu cevap verdi:

“İşte asıl zenginlik budur.”

Çünkü geçmiş, ders almak içindir; içinde kaybolmak için değil.

Gelecek, plan yapmak içindir; korkuyla tüketilmek için değil.

Hayat ise yalnızca şu anda yaşanır.

Mutluluk, sağlık, huzur ve sevgi…

Hepsi nefes aldığımız bu küçücük ana sığar.

Bugünü kaybeden, hayatından bir gün eksiltir.
Bugünü kazanan ise hayatın kendisini kazanır.

 

 

Haluk Cangökçe

13.07.2026

Araç çubuğuna atla