İnsan çoğu zaman gençliğine, sağlığına, gücüne güvenir. Ellerinin tuttuğunu, dilinin konuştuğunu, zamanın hep böyle devam edeceğini zanneder. Oysa hayatın değişmez gerçeği şudur: Bir gün gelir, eller tutmaz, dizler yürümez, dil konuşamaz. İşte o gün geldiğinde insanın söylemek isteyeceği en büyük kelime “Allah” olacaktır. Ama mesele tam da burada başlar. Bu söz aslında bize şunu hatırlatır: Bugün söyleyebiliyorken söyle… Çünkü ölüm geldiğinde pişmanlık fayda vermez. İşte bu yüzden arifler şöyle der: Kısacası bu mısralar bir korku değil, bir uyanış çağrısıdır. Ve ne mutlu o insana ki… “La ilahe illallah…”
HALUK CANGÖKÇE 07.03.2026
Dil bugün Allah demeye alışmamışsa, yarın söylemek ister ama söyleyemez. Çünkü dil de kalp de alıştığıyla yaşar. Kalbi dünyaya alışan, dili boş sözlere alışan bir insan için son nefeste Allah demek kolay olmaz.
Bugün secde edebiliyorken secde et…
Bugün kalbin atıyorken Allah’ı an…
“Dilini Allah’a alıştır ki, son nefeste yabancılık çekmesin.”
Çünkü insanın en büyük sermayesi malı değil, makamı değil; son nefeste dilinden dökülen kelimedir.
Son nefesinde dili şöyle der: