TEHDİDİN İÇİNE SIĞAN MERHEMET!.
“Üçe kadar sayıyorum” diye tehtit ederken bile araya “ikibuçuğu”sığdıran vicdanlı çoçuklardık biz..
Bu söz, çocukluğun masumiyetini ve içindeki merhameti çok güzel anlatıyor.
İkibuçuk
Mahallenin tozlu sokağında oyun oynarken kavga etmek de çocukluğun bir parçasıydı.
Birimiz kızınca hemen bağırırdı:
— Üçe kadar sayıyorum!
Karşıdaki de korkmuş gibi yapar, ama kaçmazdı.
— Bir…
— İki…
Tam herkes “üç” diyecek sanırken, o meşhur cümle gelirdi:
— İkibuçuk…
Sonra biraz daha zaman kazanılırdı.
— İkibuçuk buçuk…
Çünkü aslında kimsenin kimseye vurmak istediği yoktu.
Öfkemiz büyüktü belki ama vicdanımız daha büyüktü.
Tehdit ederken bile karşımızdakine bir şans daha vermek isterdik.
Şimdi düşünüyorum da…
Belki de büyümek, “ikibuçukları” hayatımızdan çıkarmak oldu.
Oysa çocukken ne güzel insanlardık;
Üçe kadar sayarken bile merhameti araya sıkıştırabilen çocuklardık biz…
Haluk Cangökçe
13.06.2026