KADER….

Salı, Mart, 2026
350
Ana Sayfa ·Genel ·KADER….

BEYAZA YAZILAN BEYAZ YAZI

“Kader kader…” diye başlarız bazen söze.
Ama çoğu zaman kaderi anlamadan, sadece başımıza gelenlerin bahanesi gibi kullanırız.

Oysa kader…
Sanki beyaza yazılmış beyaz bir yazıdır.
Oradadır, vardır, yazılmıştır… ama göz onu seçemez.
Görünmediği için de inkâr eden çok olur,
Ama görünmüyor diye yok saymak… gerçeği değiştirmez.

İnsan, başına geleni ya kadere bağlar ya da kendine mal eder.
İyi bir şey olunca: “Ben yaptım” der,
Kötü bir şey olunca: “Kader…” diye omuz silker.

İşte en büyük yanılgı burada başlar.

Kader; insanın iradesini yok sayan bir zincir değildir.
Ama insanın iradesini sınırsız zanneden bir serap da değildir.

Biz yürürüz…
Ama yolun nereden geçeceğini her zaman biz belirlemeyiz.
Biz isteriz…
Ama her istediğimizin gerçekleşmemesi de kaderin bir parçasıdır.

Kader; Allah’ın ilmiyle yazılmış bir programdır.
Ama o programın içinde bizim tercih ettiğimiz yollar da vardır.
Yani biz seçeriz…
Ama sonuç, sadece bizim seçimimizle oluşmaz.

Beyaza yazılmış yazı gibi…
Ancak dikkatle bakana görünür.

Hayatta bazı anlar vardır…
“İyi ki böyle olmuş” dersin.
O an anlarsın ki, senin planın değilmiş aslında seni kurtaran…
Görmediğin bir yazı, seni felaketten çevirmiştir.

Ve bazı anlar vardır…
Ne yaparsan yap, önüne çıkan engeli aşamazsın.
İşte orada kader, görünmez ama hissedilir bir duvar gibi karşına çıkar.

İnsan kaderi çoğu zaman yaşadıktan sonra anlar.
Yaşarken değil…
Geçtikten sonra.

Bu yüzden kaderi tartışmak kolaydır,
Ama kaderi anlamak…
Yaşanmışlık ister, sabır ister, teslimiyet ister.

Şunu unutma:

Kader; seni zorla sürükleyen bir yazı değildir…
Ama seni tamamen serbest bırakan bir boşluk da değildir.

O, görünmeyen ama yön veren bir hakikattir.

Ve en acı gerçek şudur:

İnsan bazen kaderi suçlar…
Oysa kader, sadece sonucu gösterir;
Sebebi çoğu zaman insanın kendisidir.

Son söz ;
“Kaderi inkâr eden de, ona sığınan da… sonunda aynı yazıyı okur.”

Haluk Cangökçe

24.032026

Araç çubuğuna atla