KAHVE AYNI, CEZVE AYNI… PEKİ TAT NEDEN BAŞKA?

Pazartesi, Ağustos, 2026
379
Ana Sayfa ·Hayat ve Yaşam ·KAHVE AYNI, CEZVE AYNI… PEKİ TAT NEDEN BAŞKA?

KAHVE AYNI, CEZVE AYNI… PEKİ TAT NEDEN BAŞKA?

Yaşlı adam, yıllardır mahallenin aynı kahvesine giderdi.

Her sabah aynı masaya oturur, aynı cezvede pişen Türk kahvesinden içerdi. Bir gün yan masaya iki eski arkadaş oturdu.

İkisi de aynı kahveden söyledi.

Garson kahveleri aynı cezvede pişirdi, aynı fincanlara koyup önlerine bıraktı.

Birinci adam bir yudum aldı:

— Ne güzel kahve… Tam kıvamında. İnsanın içini ısıtıyor.

Diğeri yüzünü buruşturdu:

— Bana acı geldi. Hiç sevmedim.

Yaşlı adam gülümsedi.

— İlginç, dedi. Kahve aynı, cezve aynı, su aynı… Peki tat neden farklı?

İki arkadaş birbirine baktı.

Yaşlı adam devam etti:

— Çünkü evlatlarım, insan sadece diliyle tatmaz. Bazen ruhuyla da tadar.

Sonra ilk adama döndü:

— Sen bugün mutlusun galiba?

Adam gülümsedi.

— Evet. Yıllardır konuşmadığım kardeşimle dün barıştım.

Yaşlı adam diğerine baktı:

— Senin canın sıkkın?

Adam başını eğdi.

— Oğlumla tartıştım. Sabah evden öfkeli çıktım.

Yaşlı adam kahvesinden küçük bir yudum aldı:

— İşte mesele bu… Aynı kahveyi içtiniz ama fincana yalnız kahve koymadınız. Biriniz içine huzurunu, diğeriniz öfkesini kattı.

Bir süre kimse konuşmadı.

Sonra yaşlı adam pencerenin dışına bakarak şöyle dedi:

— Hayat da kocaman bir cezve gibidir. Aynı dünyada yaşarız. Aynı güneş doğar, aynı yağmur yağar. Aynı sokaklardan geçeriz. Ama kimimiz hayatı tatlı, kimimiz acı buluruz.

Çünkü herkes yanında görünmeyen bir şey taşır:

Geçmişini…
Öfkesini…
Sevgisini…
Vicdanını…
Şükrünü…
Ve kalbini…

Sonra fincanını masaya bıraktı:

“Kahve aynı, cezve aynı…
Ama unutmayın;
hayatın tadını çoğu zaman önümüze konulanlar değil, içimizde taşıdıklarımız belirler.”

Haluk Cangökçe

10.08.2026

Araç çubuğuna atla