KOCA BİR ÖMRÜN SIĞDIĞI YER..

Çarşamba, Ağustos, 2026
228
Ana Sayfa ·Hayata Yön Veren Öğütler ·KOCA BİR ÖMRÜN SIĞDIĞI YER..

MAKUL VE MÜTEVAZI OL…

“Koca bir ev nakliye kamyonuna, koca bir ömür mezara sığıyor. Her şey gelip geçici. Makul ve mütevazı ol.

Bu söz, hayatın en sade ama en sarsıcı gerçeğini anlatıyor.

İnsan yıllarca evini büyütüyor, eşyasını çoğaltıyor, parasını biriktiriyor; makam, unvan, mal ve mülk peşinde koşuyor. Sonra bir gün taşınırken bütün o “hayat”, birkaç kolinin içinde bir kamyona sığıyor. Daha sonra ise insanın kendisi, küçücük bir mezara…

Demek ki asıl mesele ne kadar çok şeye sahip olduğumuz değil, nasıl bir insan olduğumuzdur. Kırdığımız kalpler, uğruna dost kaybettiğimiz hırslar, “benim” diye tutunduğumuz mallar günün sonunda bizimle gelmiyor.

Bu yüzden makul olmak, her şeyi kendine hak görmemektir.
Mütevazı olmak, sahip olduklarının seni başkalarından üstün yapmadığını bilmektir.

Bugün çok büyük görünen dertler de, servetler de, makamlar da geçecek. Geriye insanların hafızasında bıraktığımız birkaç cümle kalacak:

“İyi insandı.”
“Kimseyi incitmezdi.”
“Elinden geldiğince iyilik yaptı.”

Belki de insanın bütün ömrünü sığdırması gereken asıl yer, bir kamyon ya da mezar değil; başka insanların gönlüdür.

 

 

KOCA BİR ÖMRÜN SIĞDIĞI YER..

Sabah erkenden nakliye kamyonu apartmanın önüne yanaştı.

Ev sahibi yıllardır oturduğu evden taşınacaktı. Salon takımları, yatak odası, kitaplıklar, halılar, tablolar, mutfak eşyaları… Yıllarca alınmış, biriktirilmiş, “Lazım olur.” denilerek saklanmış ne varsa tek tek kolilere kondu.

Adam kapının önünde durmuş, eşyaların kamyona taşınmasını izliyordu.

Bir ara kendi kendine mırıldandı:

“Bunca yıl uğraştım… Şunu aldım, bunu değiştirdim, daha iyisini istedim. Demek hepsi şu kamyona sığıyormuş.”

Yanında duran yaşlı komşusu gülümsedi.

“Sen yine iyisin.” dedi. “Bir gün insanın kendisi de daha küçük bir yere sığıyor.”

Adam ne demek istediğini anlamıştı ama cevap vermedi.

Aradan yıllar geçti.

Bir gün aynı apartmanın önüne bu kez nakliye kamyonu değil, cenaze aracı geldi.

O adam vefat etmişti.

Yıllarca üzerinde titrediği eşyalar başka ellere geçmiş, bazıları satılmış, bazıları dağıtılmış, bazıları da çöpe atılmıştı.

Fakat kendisi, birkaç kişinin omzunda taşınan sade bir tabutun içindeydi.

Mezarlığa vardıklarında küçük bir mezar açılmıştı.

Komşusu yine oradaydı.

Sessizce toprağa baktı ve yıllar önce söylediği sözü hatırladı:

“Koca bir ev kamyona sığar… Koca bir ömür de mezara.”

İşte hayat biraz da buydu.

İnsan çoğu zaman sahip olduklarını büyütmeye çalışırken kendisini küçültüyordu. Daha büyük ev, daha pahalı araba, daha çok para, daha fazla makam…

Ama sonunda hiçbirinin önemi kalmıyordu.

Geride ne ev kalıyordu, ne eşya, ne unvan…

Sadece insanların hafızasında bıraktığın birkaç cümle:

“İyi insandı.”
“Kimseyi incitmezdi.”
“Yardımseverdi.”
“Güzel yaşadı.”

Öyleyse insan, geçici şeylere fazla kibir yüklememeli.

Çünkü bugün “Benim” dediğin her şey, yarın başkasının olabilir.

Makul ol…
Mütevazı ol…
Gönül kırma…

Çünkü koca bir ev bir kamyona, koca bir ömür de bir mezara sığıyor.

Ama güzel yaşanmış bir hayat, insanların gönlüne sığdığında yıllarca orada kalıyor.

 

 

Haluk Cangökçe

26.08.2026

Araç çubuğuna atla