KOLEKSİYONLARIM…

Pazar, Ocak, 2026
1413
Ana Sayfa ·Bana Göre ·KOLEKSİYONLARIM…

KOLEKSİYONLARIM

Koleksiyon dediğin, insanın kendini oyalama biçimidir biraz da.
Zamana çentik atma hevesi… “Buradaydım” deme ihtiyacı.

Benimkiler mütevazıdır:

Pul biriktiririm.
Dünyanın dört bir yanından geçmiş mektupların suskun tanıkları…
Bir zamanlar ulaşmanın kıymeti varken, şimdi nostaljiye düşmüş küçük kâğıt parçaları.

İlk gün ve özel gün zarfları vardır.
Heyecanın, beklentinin, “bugün başka bir gün” hissinin mühürlenmiş hâli.
Takvim yaprağı kopar ama zarf kalır.

Tespihlerim var.
Sabır diye diye çekilen, çoğu zaman sabrı öğretemeyen ama insanı oyalayan taşlar.
Elde dönüp duran bir iç muhasebe gibi.

Böcekler, kelebekler…
Hayatın ne kadar kısa ama ne kadar renkli olabileceğinin canlı kanıtları.
Bir gün uçuyorlar, ertesi gün camın arkasında hatıraya dönüşüyorlar.

Küçük cam objeler biriktiririm.
Bakarsın kırılır gibi durur ama yıllara meydan okur.
İnsanlara hiç benzemiyorlar bu yüzden.

Ayraçlarım vardır.
Yarım kalan cümlelerin, ertelenmiş okumaların, “sonra devam ederim”lerin işareti.
Hayatta da çok ayraç kullandım zaten; kapatamadığım paragraflar bol.

Deniz kabukları…
Her biri başka bir kıyının sessiz tanığı.
Dalgaların öğütüp de vazgeçemediği şeyler gibi.

Ama bütün bunlar vitrinliktir.
Asıl koleksiyonum vitrine sığmaz.

En anlamlı koleksiyonum şudur:
Birilerine güvenip, hayatım boyunca biriktirdiğim, yediğim kazıklar.

Kimi paslanmıştır, kimi hâlâ can yakar.
Kimi “iyi ki olmuş” dedirtir, kimi “keşke” diye iç çektirir.
Ama hepsi gerçektir, hepsi bana aittir.

Pul gibi nadir olanı da var içinde, seri üretim olanı da.
İlk gün zarfı gibi heyecanla açtığım, içinden hayal kırıklığı çıkanlar da…
Cam objeler gibi kırılgan sanıp, en sert darbeyi vuranlar da…

Bu koleksiyonun kataloğu yok.
Fiyatı biçilmiyor, müzayedesi yapılmıyor.
Ama değeri var.

Çünkü her kazık, bir ders.
Her ders, biraz daha mesafe.
Biraz daha temkin.
Biraz daha suskunluk.

İnsanı yaşlandıran takvim değil, tecrübedir.
Ve bazı koleksiyonlar vardır;
İnsanı zengin etmez ama akıllandırır.

Benim en kıymetli birikimim de budur işte.
Ne satılır, ne bağışlanır, ne de atılır.

Sadece taşınır…
Ömür boyu.

Haluk Cangökçe

ANKARA 11.01.2026

Araç çubuğuna atla