NE KADAR YAŞARSAN YAŞA / SEVDİĞİN KADARDIR ÖMRÜN…

Pazar, Nisan, 2026
1330
Ana Sayfa ·Bir Varmış Bir Yokmuş ·NE KADAR YAŞARSAN YAŞA / SEVDİĞİN KADARDIR ÖMRÜN…

NE KADAR YAŞARSAN YAŞA / SEVDİĞİN KADARDIR ÖMRÜN…

Bazı cümleler vardır; bir kitap dolusu nasihatin yapamadığını tek başına yapar. İşte bu söz de öyle…Yılların ağırlığını bir anda hafifletir, ömrün hesabını takvimden alıp kalbe teslim eder.

İnsan, çoğu zaman yaşadığı günleri “kaç yıl oldu?” diye sayar. Oysa hayatın gerçek terazisi takvim yaprakları değil, yürekte biriken sevinçlerdir. Kimi insan 80 yıl yaşar ama bir gün bile gerçekten sevinmez; kimi ise 40 yıl yaşar ama her anına bir umut, bir tebessüm, bir şükür sığdırır. Hangisi daha çok yaşamıştır?

Sevinç dediğimiz şey, büyük zaferlerin, büyük paraların, büyük alkışların tekelinde değildir. Bazen sabah içilen bir çayın sıcaklığında, bazen bir dostun “iyi ki varsın” deyişinde, bazen de sessizce edilen bir duada gizlidir. Ama biz ne yapıyoruz? Hep daha fazlasını beklerken, elimizdeki küçük mutlulukları ıskalıyoruz. Sonra da “ömür geçti” diyoruz…

Aslında ömür geçmez… Ömür ya yaşanır ya da heba edilir.
Sevinçsiz geçen her gün, takvimde var ama hayatta yoktur.

İnsanın en büyük yanılgısı şudur: “Bir gün her şey düzelecek, o zaman mutlu olacağım.” O gün çoğu zaman hiç gelmez. Çünkü mutluluk bir sonuç değil, bir tercihtir. Sevinmeyi bilmeyen, en güzel günün içinde bile eksik bir şey bulur. Ama şükretmeyi bilen, en zor günün içinde bile bir ışık yakar.

Sonunda hepimiz aynı yere varacağız. Geriye ne kalacak biliyor musunuz? Ne kazandıklarımız, ne kaybettiklerimiz… Sadece içimizden geçen o anlar: güldüğümüz, sevindiğimiz, “iyi ki” dediğimiz anlar…

Çünkü gerçek ömür;
nefes aldığın değil, kalbinin hafiflediği anlardır.


“Yıllarını sayan çoktur… ama ömrünü hisseden azdır.”

Haluk Cangökçe

12.04.2026

Araç çubuğuna atla