YARIN ANİDEN ÖLÜRSEN….

Perşembe, Mayıs, 2026
442
Ana Sayfa ·Bir Varmış Bir Yokmuş ·YARIN ANİDEN ÖLÜRSEN….

YARIN ANİDEN ÖLÜRSEN….
Bankadaki birikimlerin gün geçirmeden paylaşılır.
Üzerine kayıtlı mallar satılır, bölüşülür.
Dolabındaki kıyafetler torbalara konur.
Telefonun susar.
Adın önce dualarda, sonra hatıralarda, sonra da sessizlikte kalır.
Ve seni tanıyan son insan da öldüğünde…
Bu dünyaya hiç gelmemişsin gibi olur.
İşte insanın bütün meselesi bu: Mal biriktirmek değil, hayırla anılacak bir iz bırakmak.
Çünkü kefenin cebi yok; ama gönülde bırakılan iyiliğin mezarı da yoktur.
VE BİR HİKÂYE….
YARIN ANİDEN ÖLÜRSEN..
Gece yarısına doğruydu…
Ev sessizdi.
Duvar saatinin tik takları, sanki kalan ömrünü sayıyordu.
Yaşlı adam salondaki koltuğuna oturmuştu. Önündeki sehpanın üzerinde banka cüzdanları, tapular, birkaç eski fotoğraf ve sararmış bir aile albümü vardı. Bir elinde çayı soğumuştu, diğer eli yıllardır parmağından çıkarmadığı yüzüğün üzerindeydi.
Birden kendi kendine düşündü:
“Yarın sabah ölsem ne olur acaba?..”
Önce ürperdi.
Sonra gözlerini tavana dikti.
Bankadaki paraları düşündü…
Yıllarca biriktirdiği, yemeyip içmeyip kenara koyduğu o rakamları…
Bir an gözünün önüne çocukları geldi.
Daha cenazesi toprağa verilmeden:
“Babamın hesaplarında ne kadar vardı?”
“Şu ev kime kalacak?”
“Arsayı hemen satalım…”
“Arabayı üstüme devredin…”
diye konuşacaklarını hissetti.
Canı acıdı.
Sonra dolabındaki takım elbiseleri düşündü…
Özenle sakladığı saatlerini…
Hatırası var diye kimseye vermediği eski radyosunu…
Hepsi birkaç gün içinde “eşya” olacaktı.
Belki bir kısmı çöpe gidecek…
Belki bir kısmı internetten satılacaktı.
Bir zamanlar uğruna uykularını verdiği mallar, onun yokluğunda birkaç imzaya bakacaktı sadece.
Derin bir nefes aldı.
Asıl canını yakan şey para değildi.
Bir gün…
Onu tanıyan son insanın da öleceğini fark etti.
İşte o an…
Ne sesi kalacaktı dünyada…
Ne kahkahası…
Ne öfkesi…
Ne hatırası…
Sanki hiç yaşamamış gibi olacaktı.
Gözlerinden sessizce iki damla yaş süzüldü.
Kalktı…
Aynanın karşısına geçti.
Bembeyaz saçlarına baktı.
Ve ilk defa kendine dürüstçe şu soruyu sordu:
“Bunca yıl…
Ben gerçekten yaşadım mı?..
Yoksa sadece mal mı biriktirdim?..”
O gece sabaha kadar uyuyamadı.
Sabah ezanı okunurken pencereyi açtı.
Soğuk hava yüzüne vurdu.
Uzaktan bir camiden sela sesi yükseliyordu….
İçinden sadece şu cümle geçti:
“İnsan öldükten sonra geriye bıraktığı para değil…
İnsanların kalbinde bıraktığı iz yaşıyormuş meğer…”
21.05.2026

Araç çubuğuna atla