“İnsanların yüzlerine karşı söyleyemeyeceğin sözleri, arkalarından da söyleme. Çünkü cesaretin olmadığı yerde dürüstlükten, dürüstlüğün olmadığı yerde de karakterden söz edilemez.”
Ya da daha hikmetli bir ifadeyle:
“Bir insanın arkasından konuşmadan önce kendine şu soruyu sor: Aynı cümleyi yüzüne bakarak da söyleyebilir miyim? Cevabın hayırsa, susmak daha erdemlidir.”
“Yüzüne Söyleyemediğin Sözü Arkasından Söyleme”
veya
“Dürüstlük, İnsan Yokken De Aynı Şeyi Söyleyebilmektir.”
Kasabanın birinde, dilinin sivriliğiyle tanınan bir adam yaşarmış. Kahvede oturur, komşularını çekiştirir, herkes hakkında bir şeyler söyler ama konuştuklarının hiçbirini sahiplerinin yüzüne karşı dile getiremezmiş.
Bir gün kasabaya yaşlı ve bilge bir adam gelmiş. İnsanlar ona akıl danışırmış. Sivri dilli adam da merak edip yanına gitmiş.
— Bana bir öğüt ver, demiş.
Bilge adam gülümsemiş:
— Çok basit bir kural söyleyeceğim. Bundan sonra bir insan hakkında konuşmadan önce, aynı sözleri onun gözlerinin içine bakarak söyleyip söyleyemeyeceğini düşün.
Adam önemsememiş.
Aradan birkaç gün geçmiş. Kahvede yine bir komşusunu çekiştirmeye başlamış. Tam konuşacakken bilgenin sözü aklına gelmiş.
“Bunu yüzüne söyleyebilir miyim?”
Düşünmüş…
Hayır.
Susmuş.
Ertesi gün başka biri hakkında konuşmaya niyetlenmiş.
“Bunu yüzüne söyleyebilir miyim?”
Yine hayır.
Yine susmuş.
Günler geçmiş. Adam fark etmiş ki söylediği sözlerin çoğu, aslında söylemeye cesaret edemediği şeylermiş. Cesaret edememesinin nedeni ise doğru olmamaları ya da kırıcı olmalarıymış.
Bir gün bilge adamı tekrar bulmuş.
— Bana verdiğin öğüt hayatımı değiştirdi, demiş.
Bilge adam tebessüm etmiş:
— İnsanların yüzlerine karşı söyleyemediğin sözleri arkalarından söylemek kolaydır. Zor olan, diline sahip olmaktır. Çünkü karakter, insanların önünde konuşurken değil; onlar yokken de aynı dürüstlüğü gösterebilmektir.
O günden sonra adam, insanların kusurlarını değil, kendi kusurlarını konuşmaya başlamış.
Ve kasaba halkı onun değişimini şöyle anlatır olmuş:
“Diline hâkim olan, önce insanları değil, kendini düzeltir.”
Haluk Cangökçe
10.06.2026