HAYALLERİME ENGEL OLDULAR, BENDE YAZDIM… Bazıları yürür.Bazıları koşturur.Bazıları ise başkasının yoluna taş koyar. Ben koşamadım belki.Ama taş koyanların gölgesinde kalmadım.Çünkü kalemim vardı. Hayallerime engel oldular.“Olmaz” dediler.“Yapamazsın” dediler.“Sen kimsin?” dediler. İnsan en çok da bu cümlelerin ağırlığını taşır.Bir kapının yüzüne kapanmasından değil,kapıyı kapatanın yüzündeki ifadeden yorulur. Bazen bir sınavı geçemezsin.Bazen bir göreve alınmazsın.Bazen hakkın olanı alamazsın.Ama […]

HAYAT İŞTE…Dün yükünü sırtladıklarımız,bugün gölgesini bile esirgiyor. İnsanın canını en çok yakan şey yapılan fedakârlık değil;unutulmuş olmasıdır. Ama şunu da unutmayalım:Vefasızlık onların karakterini gösterir,sabır ve duruş ise bizim kalitemizi. Dün kahrını çektikleriniz bugün hatır sormuyorsa,bilin ki siz insanlığınızı kaybetmemişsiniz…Onlar kaybetmiş. Bazen hayatın en ağır dersi şudur:Değer verdiklerin değil,değerini bilenler kalır yanında. Emekli Günlükleri notu:İyilik yaparken […]

SENİ NAMAZA DAHİ GÖTÜREMEYEN İMANIN. SENİ CENNETE NASIL GÖTÜRSÜN ?.. İnsan bazen durup kendi kalbine sormalı: “Ben neye inanıyorum?” Dilimde iman var…Sözümde Allah var…Ama hayatımda namaz yok. İşte asıl çelişki burada başlıyor. Çünkü iman, sadece “inanıyorum” demek değildir.İman, insanı yerinden kaldırandır.İman, sabahın köründe yorganı açtırandır.İman, ezan okunurken ekranı kapattırandır.İman, alışkanlıkları bozdurandır. Ama bugün çoğumuzun imanı […]

“Nasıl Olsa Hep Var Dedikleriniz, Hep Olmayacak…” Bir gün durup düşünüyorsunuz. Eskisi gibi çalmıyor telefonlar.Eskisi kadar kalabalık değil sofralar.Bazı sandalyeler boş…Bazı sesler artık sadece hatıra. Ve insan o zaman anlıyor: “Nasıl olsa hep var” dediklerimiz, meğer en geçici şeylermiş. Anne…Baba…Eş…Dost…Evlat…Sağlık…Gençlik…Hatta sıradan sandığımız bir sabah kahvesi bile… Hepsi emanetten ibaretmiş. Biz çoğu zaman ölüme hazırlıklı değiliz.Çünkü […]

TOPLUMSAL SABIR EKSERSİZİ !… “Gerizekâlı diyemediğim herkese ‘o biraz farklı biri’ diyorum ya…Aslında bu bir nezaket değil, toplumsal sabır egzersizi. Embesil embesildir.Ama biz medeni takılıyoruz diye üstüne ‘farklı’ etiketi yapıştırıyoruz. Eskiden aptallık utanılacak şeydi.Şimdi özgüvenle sergileniyor.Bilgisizlik susardı, şimdi mikrofon istiyor.Akıl kenarda bekliyor, cehalet sahnede solo atıyor. En acısı ne biliyor musun?Artık akıllı olan kendini açıklamak […]

EMEKLİ GÜNLÜKLERİ Bugün kendi kendime bir oyun oynadım.Bir hayal kurdum. Televizyon yok dedim.Dizi yok, haber yok, maç yok. Telefon yok.WhatsApp yok, uygulamalar yok.İnternet zaten hiç yok. Sosyal medya yok…Kim ne yapmış, kim ne demiş, kim kimi beğenmiş, bunların hiçbirine bakamıyorsun. Yetmedi.Yanında kimse de yok.Yalnızsın. İlk anda insanın eli cebine gidiyor.Refleks bu.Cebinde bir şey yok.Sonra elin […]

İSLÂMİYET ÜZERİNE.. Bazıları zanneder ki İslâm hayattan uzaklaştırır.Bu yüzden de “şimdilik yaşayalım(!), yaşlanınca dine döneriz” diye ertelerler.Oysa bu büyük bir yanılgıdır. Çünkü İslâm hayattan kopuş değil, hayatın ta kendisidir. İslâm; aydınlıktır, berekettir, ölçüdür.İnsan İslâm’dan uzaklaştıkça hayattan da uzaklaşır; nefes alıp veren ama ruhu yorgun, istikameti kayıp bir gölgeye dönüşür. Peygamber Efendimiz’in, içinde namaz kılınmayan evi […]

KOLEKSİYONLARIM Koleksiyon dediğin, insanın kendini oyalama biçimidir biraz da.Zamana çentik atma hevesi… “Buradaydım” deme ihtiyacı. Benimkiler mütevazıdır: Pul biriktiririm.Dünyanın dört bir yanından geçmiş mektupların suskun tanıkları…Bir zamanlar ulaşmanın kıymeti varken, şimdi nostaljiye düşmüş küçük kâğıt parçaları. İlk gün ve özel gün zarfları vardır.Heyecanın, beklentinin, “bugün başka bir gün” hissinin mühürlenmiş hâli.Takvim yaprağı kopar ama zarf […]

Cehennemin Kapıları Açıldı Artık gücü gücü yetene.Kuvvetli olan, zayıf olanı parçalayıp yiyecek. Bu bir masal değil.Bu bir kehanet de değil.Bu, göz göre göre normalleştirilen bir düzenin çıplak tarifidir. Artık hak, hukuk, merhamet; güçlülerin dilinde süs kelimesi, zayıfların hayatında lüks oldu. Kurallar, yalnızca itiraz edemeyenler için var. Terazi, güçlünün elinde eğri; adalet, sesi en çok çıkanın […]

Dans Edenlerin Unuttuğu Tarih Kolombiya sokaklarında dans ederek, şarkılar söyleyerek ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesini alkışlayanlara bir çift sözümüz var.Bugün sevinç çığlıkları atanlar, dün başkalarının yıkımına alkış tutanlarla aynı safta durduklarını fark etmiyorlar. “Nicolas Maduro gitti, karısı Cilia Flores alıkonuldu” diye bayram yapanlar…Bu film size hiç tanıdık gelmiyor mu? Kaddafi Gitti, Libya Bitti Bir zamanlar […]

SERBEST KÜRSÜ SUSTURULURSA, HAKİKAT BOĞULUR Bir ülkenin gerçek aynası, sadece resmî açıklamalar, süslü demeçler ya da tek merkezden servis edilen haberler değildir. Bir ülkenin gerçek sesi; sokağın, emeklinin, öğrencinin, işçinin, aydının ve itiraz eden vicdanın konuşabildiği serbest kürsülerdir. Bugün bu kürsülerin en yaygın olanı Facebook gibi küresel platformlardır. Ancak sorun tam da burada başlıyor. Çünkü […]

AHLÂKSIZLIĞI MEŞRULAŞTIRAN SÖZLER Ahlâk, bir günde yıkılmaz. Ahlâk, küçük cümlelerle aşındırılır. “İşini yap da nasıl yaparsan yap” denir önce. Sonra “Bu devirde böyle” diye üstü örtülür. Doğruyu söyleyene parmak sallanır: “Doğruyu söylemek sana mı kaldı?” Yanlış, parçalara bölünür ki suç görünmesin: “O iş ayrı, bu iş ayrı.” Gerçek, çarpıtılır: “O iş bildiğin gibi değil.” Vicdan, […]

ESKİ TÜRKİYE EFSANESİ VE HAFIZA KAYBI “Eski Türkiye” denildiğinde kimi gözleri dolu dolu bakar, kimi de nostalji diye önüne koyulan tabağı sorgusuz yutar. Oysa hafıza, hatırladığını parlatır; unuttuğunu karartır. Hatırlamak zor, yüzleşmek daha zordur. “Vatan borcu” diye askere alınan on binlerce er ve erbaş, içsin içmesin, günlük yarım paket filtresiz sigarayı mecburen aldı. Ne devri […]

BİR KİTABI KAPAĞINA BAKARAK YARGILAMAYIN.. Toplum olarak en büyük zaaflarımızdan biri, görünene aldanmak, derinlemesine düşünmeden hüküm vermektir. Bu eğilim, hem bireysel ilişkilerde hem de toplumsal meselelerde bizi yanıltır. Bu nedenle asırlardır dilden dile dolanan bir uyarı vardır: “Bir kitabı kapağına bakarak yargılamayın.” Ne kadar basit, o kadar da derin bir söz. Görünüş Aldatabilir Bir kitabın […]

MARATON ANILARI.. Bir yüzme maratonundaki anılar, hem fiziksel zorluklar hem de duygusal anlarla dolu olabilir. İşte böyle bir deneyimi yansıtan kısa bir anlatı örneği… — MEİS’TEN KAŞA YÜZMEK… Haritada bir çizgi, denizde ise dalgalarla dolu bir mücadele. 2010 yazı… 67 yaşındaydım ve hayatımda ilk kez bir açık deniz maratonuna katıldım. Meis-Kaş Yüzme Maratonunda yalnızca mesafe […]

YARIN 82 YAŞINA GİRİYORUM…. “Ne çabuk geçti değil mi”, der gibi bakan yıllar var arkamda. Her biri bir durakta indi, binmedi bir daha. Ama bazıları, içimde yer etti; anı oldu, iz oldu, ders oldu. Kırk yaşımda hızla yürüyordum, elli yaşımda biraz durup etrafıma bakmayı öğrendim. Altmışlarımda zamanın kıymetini, yetmişlerimde insanın kalabalıkta da yalnız kalabileceğini fark […]

SENELER NE ÇABUK GEÇİYOR.. Zaman, insana fark ettirmeden akıyor. Önce bir sabah uyanıyorsun; dışarıda kuş sesleri, evde kahvaltı telaşı… Sonra bir bakıyorsun, aynı sesler artık hatıralardan geliyor. Aynı masa, daha sessiz. Aynı aynaya bakıyorsun ama gözlerin, artık başka şeyler anlatıyor. Eskiden yazlar uzun sürerdi. Şimdi mevsimler bile birbirine karışmış gibi. Çocukken beklediğin bayramlar, artık takvimde […]

“AFFEDEMEDİĞİM İNSANLAR VAR”… Bugün kendime dürüst oluyorum: Evet, affedemediğim insanlar var. Belki bir bakışla, bir sözle, bir suskunlukla içimi kırdılar. Unutmadım. Geçtiği söyleniyor ama bazı şeyler sadece geçer gibi yapıyor. İçimde bir yerde hâlâ duruyor. Yıllar geçti. Yaş aldım, olgunlaştım, bazı şeyleri daha iyi anlar oldum. Ama affetmek… İşte o her zaman kolay gelmedi. Çünkü […]

“AFFEDEMEDİĞİM İNSANLAR VAR”… Bugün kendime dürüst oluyorum: Evet, affedemediğim insanlar var. Belki bir bakışla, bir sözle, bir suskunlukla içimi kırdılar. Unutmadım. Geçtiği söyleniyor ama bazı şeyler sadece geçer gibi yapıyor. İçimde bir yerde hâlâ duruyor. Yıllar geçti. Yaş aldım, olgunlaştım, bazı şeyleri daha iyi anlar oldum. Ama affetmek… İşte o her zaman kolay gelmedi. Çünkü […]

DİN ÜZERİNE…… RUZNAMEMDEN SEÇMELER… AHİRETTE Kİ BEŞ SORU. Kişi mahşerde beş sorunun cevabını vermeden yerinden kımıldamayacak: 1- Ömrünü ne ile tükettin 2- Gençliğini ne ile tükettin 3- Malını nereden kazandın 4- Malını nereye harcadın 5- Bildiğin konularda ne yaptın Cevaplamaya hazır mısın? Rabbini zalimlerin yaptığından habersiz sanma. O gözlerin faltaşı gibi açılacağı günü bekliyor.

Araç çubuğuna atla