HAYATIN EN GÜZEL TARAFI: KENDİNİ FARK ETTİĞİN AN YENİDEN BAŞLAYABİLMEKTİR… İnsan ömrü sadece geçen yılların toplamı değildir. Gerçek yaşam, insanın kendine dönüp bakabildiği, kendine dürüst sorular sorabildiği anda başlar. Gençken zamanın sonsuz olduğunu sanırız. Hızla koşar, çalışır, mücadele eder, hayaller kurarız. Bazen kendi hayallerimizin peşinden gideriz, bazen de başkalarının bizim için çizdiği yollarda yürürüz. Bunun […]

SORGULANMAMIŞ BİR HAYAT, YAŞANMIŞ SAYILIR MI?… İnsanların büyük çoğunluğu aslında yaşamaz; sadece kendilerine biçilen rolleri oynar. Doğarız. Bize neye inanacağımız, kimi seveceğimiz, neyi doğru neyi yanlış kabul edeceğimiz öğretilir. Okullarda, ailede, sokakta, televizyonda bize hazır cevaplar verilir. Bizden beklenen ise düşünmek değil, uyum sağlamaktır. Sonra yıllar geçer. Bir meslek ediniriz. Bir siyasi görüşe, bir ideolojiye, […]

DANDİNİ DANDİNİ DASTANA.. Bize yıllarca tarih diye, sorgulanmaması gereken masallar anlattılar. Anlatılanları ezberledik, tekrar ettik, ama dönüp de “Gerçekten öyle mi?” diye sormayı pek akıl etmedik. Bir nesil, anlatılan her şeyi mutlak doğru kabul etti. Sorgulayanı susturdular, araştıranı küçümsediler. Oysa tarih; ezberlenecek değil, araştırılacak bir alandır. Gerçekler, sloganlarla değil; belgelerle ortaya çıkar. Biz ise çocukluğumuzdan […]

İNSANLARI MUTLU ETMEK Mİ, HAKKI GÖZETMEK Mİ? Tarih boyunca hakikatin peşinden giden insanların ortak bir kaderi olmuştur: Herkes tarafından sevilmemek… Hz. İbrahim, putlara karşı çıktığında en büyük tepkiyi kendi babasından gördü. Hz. Nuh, yıllarca insanları doğru yola çağırdı ama en yakınındaki eşi ve oğlu bile ona inanmadı. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) ise insanlığa rahmet […]

KONUŞMAK İHTİYAÇ OLABİLİR. AMA SUSMAK BİR SANATTIR.. “Konuşmak ihtiyaç olabilir… Ama susmak bir sanattır.” “Sessizliğin bazen en iyi yanıt olduğunu unutmayın.” YORUM YAP Konuşmak bir ihtiyaçtır; insan kendini ifade etmek, derdini anlatmak, fikirlerini paylaşmak ister. Ancak her sözü söylemek bilgelik değildir. Asıl maharet, ne zaman konuşacağını ve ne zaman susacağını bilmektir. Çünkü bazen uzun açıklamaların […]

ATEŞİ YAKAN KİBRİT DEĞİL BAZEN BİR SÖZDÜR.. Koca bir saman yığınını tutuşturmak için tek kibrit, aklı ateşe vermek için tek sözcük yeterlidir. Bu söz üzerine kısa ve etkili bir metin: Koca bir saman yığınını tutuşturmak için tek kibrit, aklı ateşe vermek için tek sözcük yeterlidir. Çünkü bazı yangınlar alevle değil, dille başlar. Bir kibrit nasıl […]

TEHDİDİN İÇİNE SIĞAN MERHEMET!. “Üçe kadar sayıyorum” diye tehtit ederken bile araya “ikibuçuğu”sığdıran vicdanlı çoçuklardık biz.. Bu söz, çocukluğun masumiyetini ve içindeki merhameti çok güzel anlatıyor. İkibuçuk Mahallenin tozlu sokağında oyun oynarken kavga etmek de çocukluğun bir parçasıydı. Birimiz kızınca hemen bağırırdı: — Üçe kadar sayıyorum! Karşıdaki de korkmuş gibi yapar, ama kaçmazdı. — Bir… […]

  GÖZYAŞINA DEĞMEYEN İNSANLAR… “Gözyaşına Değmeyen İnsanlar İçin Hayatınızı Harcamayın”. Dün döktüğünüz gözyaşları için yarın zaten pişman olacaksınız. Öyleyse bugününüzü de o kıymet bilmezlere kaptırmayın. Hayatta en pahalı bedellerden biri, değer vermediği halde değer verdiğimiz insanların peşinden harcadığımız zamandır. Kimi zaman bir dost, kimi zaman bir akraba, kimi zaman da hayatımızın merkezine koyduğumuz bir insan… […]

FİYATINI BİLİP KIYMETİNİ BİLMEYENLER !… Bazı insanlar vardır… Bir eşyanın kaç lira ettiğini bilirler ama o eşyanın ne emekle üretildiğini bilmezler. Bir dostluğun kendilerine ne kazandırdığını hesaplarlar ama o dostluğun zor günlerde nasıl omuz olduğunu anlayamazlar. Bir insanın makamını, maaşını, servetini öğrenmek isterler ama karakterinin, vefasının ve dürüstlüğünün değerini göremezler. Çünkü onlar her şeyin fiyatını […]

DÜŞÜNCELİ OLMAK BAZI İNSANLARIN TABİATINDA YOKTUR. Bu söz, insan ilişkilerinde sıkça yaşanan bir gerçeği hatırlatıyor: “Düşünceli olmak bazı insanların tabiatında yoktur. Beklentinizi büyütüp kendinizi üzmeyin. Çünkü insan, karakterinde olmayan bir şeyi uzun süre taşıyamaz. Üsteledikçe değişmezler; sadece siz yorulursunuz.” Daha kısa ve vurucu bir versiyon: “Düşünceli olmak bazı insanların tabiatında yoktur. Üstelemeyin… Gül açmayan daldan […]

“İNSANLARIN YÜZLERİNE SÖYLEYEMEYECEĞİN SÖZLERİ ARKASINDAN SÖYLEME..” Bu söz, aslında gıybetin ve iki yüzlülüğün en sade tariflerinden biridir: “İnsanların yüzlerine karşı söyleyemeyeceğin sözleri, arkalarından da söyleme. Çünkü cesaretin olmadığı yerde dürüstlükten, dürüstlüğün olmadığı yerde de karakterden söz edilemez.” Ya da daha hikmetli bir ifadeyle: “Bir insanın arkasından konuşmadan önce kendine şu soruyu sor: Aynı cümleyi yüzüne […]

DEFTERİ DEĞİŞTİRMEK… “Defter aynı olduğu sürece, yeni bir sayfa açmanın ne önemi var? Bazen defteri değiştirmek zorundasın.” Yıllardır aynı köyde yaşayan yaşlı bir adam vardı. Her yılbaşında yeni bir defter alır, hayatını düzene koymaya çalışırdı. İlk sayfaya umutlarını yazardı: “Bu yıl daha mutlu olacağım.” Birkaç sayfa sonra aynı şikâyetler başlardı: “Yine kırıldım… Yine kandırıldım… Yine […]

KANATLAR VE ZİNCİRLER… Uçmak istiyorsan, seni aşağı çeken her şeyi bırak. Bu söz, insanın hayatındaki yükleri fark etmesini hatırlatır: Kartalın yükselmesi için kanatlarını hafifletmesi gerektiği gibi, insan da bazen geçmişin kırgınlıklarını, gereksiz korkularını, bitmiş kavgalarını ve enerjisini tüketen insanları geride bırakmalıdır. Hayatın en ağır yükü çoğu zaman omuzlarımızdaki değil, zihnimizde taşıdıklarımızdır. Kimi zaman bir pişmanlık, […]

EN GÜZEL İNTİKAM İYİ YAŞAMAKTIR… Yıllarca onu küçümseyenler olmuştu.“Bundan bir şey olmaz” diyenler, arkasından gülenler, başarısızlığını bekleyenler… Önceleri hepsine cevap vermek istedi.Kırıcı sözlere kırıcı sözlerle karşılık vermeyi düşündü.Ama sonra anladı: Bazı insanlara verilecek en ağır cevap, bağırmak değil; dimdik yaşamaktır. O gün sustu.Kavga etmedi.Kendini anlatmaya çalışmadı. Sadece çalıştı.Düştü, kalktı.Kaybetti, yeniden başladı.Yoruldu ama pes etmedi. Yıllar […]

SOSYAL MEDYADA KARŞILAŞTIĞIM ADAM…   Birgün sosyal medyada gezinirken bir paylaşım dikkatimi çekti. Paylaşımın altında birisi uzun uzun özgürlükten, insan haklarından ve hoşgörüden bahsediyordu. “Kimsenin yaşam tarzına karışamazsınız” diyordu. “İnsanların inancına saygı duymak zorundayız” diyordu. Yüzlerce beğeni almıştı. Merak ettim, profiline girdim. Biraz aşağı indim. Başörtülü bir kadınla ilgili alaycı bir paylaşım… Biraz daha aşağı […]

“SİTTİN SENE” NE ANLAMA GELİR… “Sittin sene” halk arasında kullanılan eski bir deyimdir.Anlamı: “Çok uzun zaman”, “neredeyse hiçbir zaman”, “asla olacak gibi değil” demektir. Kökeni Arapçadır: Sittin = Altmış Sene = Yıl Yani kelime olarak “altmış yıl” anlamına gelir.Ama günlük kullanımda gerçek 60 yıl kastedilmez. Daha çok: “Uzun süre beklersin” “O iş zor olur” “Boşuna […]

TESADÜF VE KADER… Tesadüf dediğimiz şey bazen sadece bizim göremediğimiz ilahi düzenin perdesidir…Bir yaprağın düşüşünden yıldızların yörüngesine kadar her şeyde bir ölçü, bir denge ve bir hikmet vardır. İnsan; kibri büyüdükçe “rastgele” der,kalbi derinleştikçe “takdir” demeyi öğrenir… Zar bazen elde görünür…Ama kader, onu atan Kudret’in ilmindedir. —- Köyün dışında, kuraklığın toprağı çatlatıp paramparça ettiği eski […]

ÖMÜR YETMEZLİĞİ…. Kalp yetmezliği, solunum yetmezliği, böbrek yemezliği falan hikâye kardeşim. Mesele; ÖMÜR YETMEZLİĞİ hâlâ anlamadın mı bunu sen ? Bir hastane odasında üç kişi vardı… Biri kalp hastasıydı. Doktor diyordu ki: “Kalp artık yoruldu…” Diğeri oksijen maskesiyle nefes almaya çalışıyordu. Onun dosyasında yazan şuydu: “Solunum yetmezliği…” Üçüncü adam ise diyalize giriyordu. Böbrekleri artık görevini […]

BAKMAK VE GÖRMEK… Akşamüstüydü…Şehrin en kalabalık caddesinde insanlar bir yerlere yetişmenin telaşıyla akıp gidiyordu.Kimi telefonuna bakıyor, kimi kafasını öne eğmiş düşüncelere gömülmüş yürüyordu.Kimsenin kimseyi gördüğü yoktu aslında…Sadece birbirlerinin yanından geçiyorlardı. Kaldırımın köşesinde yaşlı bir adam vardı.Eski bir taburenin üstünde oturmuş, önündeki küçük masaya birkaç kalem ve mendil dizmişti.Yüzünde garip bir yorgunluk vardı ama gözleri hâlâ […]

YARIN ANİDEN ÖLÜRSEN…. Bankadaki birikimlerin gün geçirmeden paylaşılır. Üzerine kayıtlı mallar satılır, bölüşülür. Dolabındaki kıyafetler torbalara konur. Telefonun susar. Adın önce dualarda, sonra hatıralarda, sonra da sessizlikte kalır. Ve seni tanıyan son insan da öldüğünde… Bu dünyaya hiç gelmemişsin gibi olur. İşte insanın bütün meselesi bu: Mal biriktirmek değil, hayırla anılacak bir iz bırakmak. Çünkü […]

Araç çubuğuna atla