Edebiyat

Edebiyat Kategori İçerikleri

BİRBİRİYLE ÇELİŞEN ATASÖZLERİ… “Acı patlıcanı kırağı çalmaz” / “Yaşın yanında kuru da yanar”… “Ağaç yaşken eğilir” / “Öğrenmenin yaşı olmaz”… “Akıl akıldan üstündür” / “Aklın yolu birdir”… “Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al” / “Beş parmağın beşi birbirine benzemez”… “Ateş olsa cürmü kadar yer yakar” / “Ummadık taş baş yarar”… “Ava giden avlanır” […]

PİŞMANLIK… Oyun çocuğuydum. Mahallede bir samimi arkadaşım vardı. Benden büyüktü. Bir ağabey gibi davranır, üstüme titrer, bilmediğimi öğretir ve beni korumak için her tehlikeye atılırdı. Beraber eğlenir, birlikte gülerdik. Bir gün (o günü yaşamamış olmayı hep istemişimdir) evet, bir gün evlerinin önünde onu bekliyordum. Yanımda başka çocuklar da vardı. Kısa bir süre sonra geldi. Çocuklar […]

ÖNEMLİ DEĞİL !.. Eğer ölümlü isen kim olduğun önemli değil… *Ölüm bazen ceza, bazen bir armağan, çoğu zaman da bir lütuftur…(L. *Ölüm bu; ne hükümdar tanır, ne soytarı; herkesi aynı iştahla yutar… *Ölüm düşüncesi bizi aldatır; Çünkü bize yaşamayı unutturur.. *Ölüm eski bir şeydir, amma her insana yeni görünür… *Ölüm hayatta büyük kayıp değildir. Asıl […]

HAYALLER ÜZERİNE DERLEMELER !.. *Hayaller gerçeklerin kuluçka dönemleridir… *Hayaller tatminsizlikten doğar. Her şeyi mükemmel olan bir adam hayal kurmaz… *Hayaller yıkılır, insanlar gider, umutlar tükenir ama acılar geçmez. Çünkü anılar silinmez… *Hayalleri ertelemek, paraşütü açmadan aşağı düşmek gibidir. Belli bir yerde açsan da artık çok geçtir… *Hayalleri olanlar asla uyumazlar… *Hayallerin ne kadar büyükse, hayal […]

GERİ SAYIM BAŞLADI! Geri sayım sen doğduğunda başladı ! Eğer (9) canlı bile olsaydın, En fazla (8 ) kez kaçabilirdin ölümden ! Bil ki (7) Düvele sultan dahi olsan, Yerin, (6.) mekan olacak sana. En fazla (5) Metre kumaş götürebileceksin ! Kapatacaksın (4) açsanda gözlerini ! Bu (3) günlük fani dünyada. Azrail’in önünde (2) kat […]

HANELER… TÜRKÇE’nin zenginlikleri arasında “birleşik kelimeleri teşkil eden “hane”li sözler… Her ne kadar, bütün kuvvetimizle Farsça bir kelime olan bu “hane” sözünü, dilimizden ve lügat kitaplarından atmak istesek, yine de bir çoğu dilimizde bırakılmış duruyor ve her şeye rağmen duruyor. Ben bu “hane”li kelimelerin, aklıma gelenlerini sıralayacağım… Bunların bir kısmı, yaşayan dilde dipdiri duruyor. Bir […]

HADİ GEL DE ÖLÜNÜN ARKASINDAN KONUŞMA !.. Ölmüş bir insanın arkasından olumsuz konuşmak Müslümanlara yakışmaz. Bir resim ile de yargılanmamalı. Ancak dünden beri internet sitelerinde “MUSTAFA KOÇ’UN MAKAM ODASINDA BULUNAN BİR PORTRE” başlığı ile bir çok paylaşımı görünce yorum yapmak ihtiyacını duydum. Söz konusu olan, Osman Hamdi beye ait “MİHRAP” tablosu.. Bu tablo da ilk […]

ÇÖP KAMYONU KANUNU… HAYAT ÇÖPLERLE UĞRAŞMAYA DEĞMEZ… Kadın taksiye binmiş ve havaalanına gitmek istediğini söylemişti. Sağ şeritte yol alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önlerine çıktı. Taksi Şoförü önüne aniden çıkan siyah arabaya çarpmamak için sert şekilde frene bastı. Taksi kaydı, ama diğer arabaya çarpmaktan kıl payı farkla kurtuldu. Siyah arabanın sürücüsü […]

BİZİM ZAMANIMIZDA – 1950 VE 1980 ARASI JENERASYONU….. 1 – Arabaların emniyet kemeri, kafalıkları ve kesinlikle hava yastıkları yoktu. 2 – Arka koltuk tehlikeli değil de eğlenceliydi. 3 – Bebek yatakları ve oyuncaklar renkliydi. Ya da en azından kurşunlu, muhtelif zehirli maddeler ile boyanmıştı. 4 – Prizlerin, araba kapılarının, ilaç şişelerin ve kimyasal ev temizliyicilerinin […]

BİR BİLGEYE SORMUŞLAR… Bilgeye sormuşlar: “İnsan nasıl sabreder?” Cevap vermiş bilge: “Unutursun ve sabredersin”. Bu en güzel olanıdır. “Kabul edersin, sabredersin”. Bu en doğrusudur. “Vazgeçersin, sabredersin”. Bu ise en zorudur. Son olarak da “işini Allah’a havale eder, sabredersin”. İşte bu, en yüce olanıdır. Bir bilgeye sormuşlar:”Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?” “Terzimi severim,” diye cevap […]

ACAYİP BİR DENKLEM …. ( İnsan ) = ( Yemek ) + ( Uyumak ) + ( Para kazanmak için çalışmak ) + ( Eğlenmek ) ( Eşek ) = ( Yemek ) + ( Uyumak ) olduğuna göre ilk denklemde ( Yemek + Uyumak ) yerine ( Eşek ) koyabiliriz. .. ( İnsan ) […]

KLASİK TÜRK YALANLARI… A….. Aaa, sana en az beş e-mail gönderdim, almadın mı? Aaaa. Hoş geldin. Ben de şimdi sana geliyordum… AB’ ye girmemiz an meselesi… Abi ikinci köprüde bir basmışım, kadran 225. Abi kızı görecen bi içim su… Abi o iş yarın tamamdır… Abi sen kapat, ben hemen arıyorum… Abi siz önden gidin, orada […]

SİZ SİZ OLUN… •Öyle sıcak ve samimi olun ki her sıktığınız ele ruhunuzu da katın… •Düşmanlarınızı düşünerek hiç zaman kaybetmeyin… •Korkuya kapılıp hedef değiştirmeyin. Aklınızı hedefinizle yoğunlaştırın… •Güçlü ve yararlı olma düşüncesini zihninizde yaşattıkça gerçekten de öyle olmaya başladığınızı göreceksiniz… •Siz ısrar ettikçe fırsatlar çıkacaktır…. •Düşünce inançla bağlanırsa olanaklı duruma gelir… •Cesur, açıkgöz ve samimi […]

ŞEYH EDEBALİ’NİN, OSMANLI DEVLETİNİN KURUCUSU ve DAMADI OSMAN GAZİ’YE VASİYETİ… Ey oğul, artık Bey’sin! Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize, gönül almak sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik bize, hoşgörmek sana. Anlaşmazlıklar bize, adalet sana. Haksızlık bize, bağışlamak sana… Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma; insanı yaşat ki […]

BU FOTOĞRAFIN HATIRLATTIĞI MİNİ BİR HİKÂYE! Hafızasını yitirdiği zaman değil de hatırladığı zamanlar ona ıstırap veriyordu. Hasta yatağından doğrulup ömrünü verdiği çocuklarının onu ziyarete gelmelerini bekliyordu. Gelmeyeceklerini de biliyordu… … Yaşamının son günleriydi besbelli. Geride bırakacağı bir şey de kalmamıştı zaten. Anılarla gidecekti, sevdiklerinin anılarıyla… Fakat kalbindeki o boşluk hâlâ vardı. Bu son umuduydu belki […]

BELKİ DE KEŞKE’LER, GİZLİ İYİ Kİ’LERDİR !.. Kaçırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, harcanmış hayatların, boşa yaşanmış ya da hakkıyla yaşanamamış yılların, gecikmiş itirafların ağıtıdır KEŞKE !.. “keşke”nin panzehiri “iyi ki”dir. İlki ne kadar pısırıksa, ikinci o denli yiğittir. “keşke”li cümlelerde nasıl yaşanmamışlığın, yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa, “iyi ki”lilerde de göze alabilmişliğin, riske girebilmişliğin, […]

KURŞUN KALEM ÜZERİNE!… Kurşun kalem üzerine hiç düşündünüz mü? Belki de bir kurşun kalemin bile hayat okulunda size vereceği önemli dersler olabilir. Yeter ki siz o dersleri almaya hazır olun. İşte ünlü yazar Paulo Coelho’dan hayat dersi gibi bir hikaye… KURŞUN KALEM… Çocuk, büyük babasının mektup yazışını izliyordu. Birden sordu : “Bizim başımızdan geçen bir […]

ŞEYH EDEBALİ’NİN, OSMANLI DEVLETİNİN KURUCUSU ve DAMADI OSMAN GAZİ’YE VASİYETİ…. Ey oğul, artık Bey’sin! Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize, gönül almak sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik bize, hoşgörmek sana. Anlaşmazlıklar bize, adalet sana. Haksızlık bize, bağışlamak sana… Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma; insanı yaşat ki […]

ZENGİNLİK VE FAKİRLİK… Çok güzel bir hikâye.. Kendisini fakir gören insanların, aslında ne kadar zengin olduklarını da gösteriyor okuyacaklarınız.  Her şey hangi zaviyeden bakıldığına bağlı.  Hepimiz başkalarının servetine göz koymaktansa, sahip olduğumuzun farkına varsak, belki daha aydınlık bir dünyada ve daha mutlu yaşayabiliriz.

FARKLI BİR ŞEKİLDE HİSSETMENİZ İÇİN ZORLAMA…. Aşağıda verilen örneklerin hepsi kişinin duygularını ifade etmesine karşı geliştirilen “Geçersiz Kılma” çabalarıdır. 1-Gülümse 2-Mutlu ol 3-Neşelen 4-Unut artık 5-Büyü artık 6-Ağlama 7-Üzülme 8-Endişelenme 9-Şikayet etme 10-Gülme 11-Kızma

“ASLINDA”…. Aslında bazen, hayatına girenleri düşünmeyi bir kenara bırakıp, kimlerin çıkması gerektiğini düşünmek gerek.. Aslında düşünmeye bile gerek yok. Ben kendimi biliyorsam, kendini bilmezlerin hakkımda söylediklerinin ne önemi olabilir.. Aslında bir insana yeni hiçbir şey öğretemezsiniz. Siz ona yalnız kendi içinde bir şeyler keşfetmesine yardımcı olabilirsiniz… Aslında bütün kadınlar tatlı sözleri sever; ama iltifatların yalan […]

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM..  Gruplarla yapılan gezilerde keyif almanız için bazı seçeneklerin bir arada olması lazımdır. Bu seçeneklerden bir tanesi bile olmazsa o gezi sizin için tam bir kabus olur.. Bu seçenekleri şöyle sıralamak doğru olacaktır.. 1- İyi ve konforlu bir araç 2- Bilgili ve tecrübeli bir rehber 3- Uyumlu yolcular.. Şayet bunlarda birisi aksarsa o gezi size […]

VERESİYE DEFTERLERİ.. Koca bir yılın, Koca bir mahallenin, Küçücük bir bakkal dükkanında, defteri olurdu.. “VERESİYE”..   Eskilerin bu veresiye defterlerinin yerini  şimdi kredi kartı hesap ekstreleri aldı. Aradaki fark, bir zamanlar yazdırırdık, şimdi okutulan olduk…   Küçükken rahmetli babam beni bakkala sıkça yanında götürürdü.

SİZİNLE DE DALGA GEÇEN BULUNUR İNŞALLAH!… Dün, rahmetli halamın kızının cenaze arabasına konan naaşının arkasından mezarlığa giderken, geçmiş senelerin bir muhasebesini yaptım… Hatıralarım canlandı birden bire.. Yıllar önce, 91 yaşında ölen, ihtiyar anneannemin ellerindeki buruşmuş derileri tutar sıkardım.. Suyu çekilmiş deriler birbirlerine yapışır o vaziyette dururdu bir müddet.. Çok komiğimize gider, ablamla dakikalarca gülerdik.. Bizim […]

KİBRİT ÇÖPÜNÜN HİKAYESİ… Ben kibrit çöplerini insanların yaşantılarına benzetirim. Kibrit kutusu insanın yaşadığı toplumu ifade eder bir bakıma. Bazı kibrit çöpleri vardır, bir amaç için yanarlar, kimi bir sigara yakar, kimi bir ocak… Kimi boş yere yanıp tükenir hiçbir işe yaramadan. Kimi ise bir ormanı, bir evi, büyük bir alanı yakar, kül eder kendisiyle birlikte. […]

KARTAL OLARAK DOĞUP, TAVUK GİBİ ÖLMEK !… 27.01.2011 Haluk Cangökçe Bilinen bir hikayedir; KARTAL OLARAK DOĞUP, TAVUK GİBİ ÖLMEK… Ancak bu hikayeden çıkarılması gereken çok büyük dersler vardır. Duymamış olanlar için, hikayeyi bir daha hatırlatalım… Bir zamanlar, büyük bir dağda kartallar yuva yaparlarmış. Bir kartal’da 4 tane yumurtası ile bu dağda yaşıyormuş. Bir gün bir deprem olmuş […]

BİR MUMUN HAYAT HİKAYESİ!…  Önce bir teneke de idim adım parafindi… Sonra uzunca bir süre bir depoda diğer parafinler ile beklemede kaldım, Sonra bir hareketlilik oldu ,  Teneke bir arabaya yerleştirildi , yanımda benim gibi onlarca teneke vardı,  İşyerine geldim burada tenekemin kapağı açıldı ,  Etraf ne kadar güzel , Mis gibi kokuyor her yer […]

 27 Ekim 2011 Perşembe AĞUSTOS BÖCEĞİ İLE KARINCA… ÇİN VERSİYONU….. Karınca bütün yaz çalışır evini, yiyeceklerini hazır eder. Ağustos böceği de yan gelir yatar ve karıncayla alay eder, vur patlasın çal oynasın yazı geçirir. Ve kış gelir… Karınca sıcacık yuvasında karnı tok bir şekilde kışı geçirirken, Ağustos böceği açlık ve soğuktan iki gün sonra ölür. […]

BİR GÜN DE, KİTAP OKUDUM DESELER DİŞİMİ KIRACAĞIM !… Benim öteden beri “bilmek” ve “anlamak” konusunda derin endişelerim var… “Bilgi” bahsinde o kadar gerilerdeyiz ki, bazılarımızın hayatı, hayatın farkına varamadan bitiriyor! Kendimizi eğitip hayatı algılar hale gelelim dediğim zaman ise, vakitsizlikten, parasızlıktan şikâyetler başlıyor. İş tümüyle “duyumlar”a kalıyor… “Duydum”dan, “işittim”den, “söyledi”den geçilmiyor! “Duyumlar” hemen her […]

DENİZ KIZLARI…(Oscar Wilde’ın hikayesi)…. Adamın biri, her mehtaplı gecede alır başını deniz kıyısına gidermiş. Dönüşünde sorarlarmış: “Ne gördün?” “Dünya güzeli deniz kızları gördüm, altın saçlarını gümüş taraklarla tarıyorlardı”, dermiş hep. Bir gece yine tek başına deniz kıyısına vardığında, gerçekten dünya güzeli deniz kızları görmüş, altın saçlarını gümüş taraklarla tarıyorlarmış. Döndüğünde yine sormuşlar: “Ne gördün?” “Hiç” […]

ŞİİRSEL GÜZEL SÖZLER… İnancı kıt insanın dini, imanı olmaz, Sallanan uçaklarda dinsiz imansız kalmaz!.. Başı darda kalmayan Allah adını anmaz, Siperlerde Allahsız askerlere rastlanmaz!…  ———————————————– Hidrojen yanıcıdır, oksijense yakıcı, Birleşir su olurlar, şırıl şırıl akıcı… ———————————————– Her eserin ardında bir büyük usta vardır, Bestekârı belirsiz besteyi düşün hele. Bir toplu iğne bile ustasız yapılmazken, Kâinatı […]

Sevgili arkadaşım M. Yener Yurtsever’in geçenlerde “KİN DORUĞA VARMADAN 1” BALLI PARMAK adlı bir kitabı çıktı… Bu bir şiir kitabı değil. Dostum bu kitabına (Şiirimsiler) demiş.. Kitabın Önsözü ruh dünyasının kısa bir özeti adeta…  Önsözüne de “KISACA” diye başlıyor…  ————– KISACA; Keyifli bir yaşam geçiremedim. Özellikle çalışma hayatı hiç hoşuma gitmedi. Kendi bakışıma. mizacıma, tarzıma […]

KOCA YUSUF…Ülkemizde, güreş denildimi akla: “Koca Yusuf” gelir. Güçlü ve kuvvetli insanları tanımlamak için de, Koca Yusuf’un adı kullanılır. Türk insanının şuuraltına kadar işleyen bu insan; 1857 yılında, Şunnu’da dünyaya gelir. İyi ustaların elinde, küçük yaşta pehlivan olur. Ülkede; yenemediği pehlivan kalmaz. Devrin modasına uyarak; Avrupa ve Amerika turnesine çıkar. Önce; Fransa ve İngiltere. Buralarda […]

ÖFKE NEDİR ?… Öfke, doyurulmamış isteklere, istenmeyen sonuçlara ve karşılanmayan beklentilere verilen, son derece doğal, evrensel ve insani bir duygusal tepkidir. Öfke Nedir ve Ne İşe Yarar? · Öfke, son derece normal ve yaşamın sürdürülmesi için gerekli bir duygudur. · Öfke duygusal bir tepkidir. · Öfke uyarıcı bir işarettir. · Öfke kişiyi tehditlere karşı uyarır […]

MASALLARIMIZ ÇALINDI ÖNCE… Maviye çıkardı çocukluğumuz. Ne yana dönsek umut, kime tutunsak vefa… Çaldılar ceplerimizden çocukluk ruhumuzu. Öksüz kaldı saksıda çiçek, bedende ruh, şiirde kelime… Attila İlhan’ın “o eski heyecan ölür” dediği dizeye sarılıyorum sımsıkı. Ölmemeliydi heyecan. Profesyonelleşmemeliydi insan. Amatör kalmalıydı sevgi. Düzene alışmaktı çünkü profesyonellik, eyvallah çekmekti her şeye. Oysa amatörlük sıkı işçilik demekti.

EFLATUNA SORMUŞLAR… “Dünya nasıl düzelir? ” Cevap: “Filozoflar (başkanlar, cumhurbaşkanları, başbakanlar) kral ya da krallar filozof olunca…” Tekrar sormuşlar: “İnsanların sizi en çok şaşırtan davranışları nelerdir?” Eflatun tek tek sıralamış: 1. “Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ama büyüyünce çocukluklarını özler, geri dönmek isterler… 2. “Para kazanmak için durup dinlenmeden çalışır, bu uğurda sağlıklarını […]

”İNSAN İNANDIĞI ŞEYLER UĞRUNA MUHTEŞEM HATALAR YAPABİLİR” … Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz. Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında… En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur. Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak… Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz;”Ölmek […]

ELEŞTİRİYİ SEVMİYORUZ… İnsan, kusurunu kabul etmek istemiyor. Kendine bile itiraf etmekten korkuyor. Hep övülmek, hep takdir edilmek istiyor. Kusuru söylendi mi, bin dereden su getirerek kendini savunmanın yollarını arıyor. Hatayı sebeplere, vesilelere, araçlara yüklüyoruz. Eleştiriyi de bu yüzden sevmiyoruz? Zamanla anladım ki, her doğruyu söylemek doğru değil. Yalan mı söylemeliyiz peki? Hayır, yalan da söylememeliyiz. […]

BİR TÜRKÜ NASIL TANIYABİLİRSİNİZ… *Ancak bir Türk şiddetli yağmur yağarken ceketinin yakasını kaldırarak yağmurdan korunacağını sanabilir. *Başka yerde bu fiyata bulamazsın. Şöyle bir dolaş tekrar bana geleceksin” diyen birini görürseniz bilin ki bir Türk esnafla karşı   karşıyasınız. *Yağmurlu günlerde bir şemsiyenin altına beş altı kişi sığmaya çalışıyorsa lafı uzatmaya gerek yok çünkü onlar öz […]

Ruznamemde ki bazı sözler davulcu yellenmesi gibi kaybolup gidecek, hiç kimsenin umurunda olmayacak, çünkü “günü geçti”… Ama ben yine de faydalı olur düşüncesi ile Ruznamemdekileri sevenlerim ve dostlarımın beğenisine sunuyorum… *** İŞTE GELDİK İŞTE GİDİYORUZ.. Zulm ile abad olunmaz. Bu dünya etme bulma dünyasıdır.. İşte geldik-gidiyoruz. Bu dünyanın bir de öbür tarafı var.. Asıl büyük […]

BABANIZ YAŞIYORSA…… Babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur. Bu harika. İnsan babası ölünce büyüyor çünkü. Yalnız başına kalıyorsunuz o zaman artık. Çocukken her şeyi bilen, herkesten güçlü olan babamız biz büyüdükçe küçülüyor. Zamanını tamamlamış ve geçmişte kalmış bir yaşlı olarak kendi köşesinden bize bakıyor. Uzakta olsa da, bize dokunamasa da… Usandıracak kadar ayrıntılı sorularla hayatı öğrendiğimiz, her […]

HUZUR ARANIYOR !… Çoğumuz huzursuzuz!.. Çünkü huzur kaynaklarımız kurutuldu… Zikrin, fikrin ve şükrün rahatlatıcı etkisinden uzaklaştık… Üstelik dert ortağımız bile yok… Dostluklar güvensiz, arkadaşlıklar çıkar eksenli, komşuluklar tutarsız… Artık evlilikler bile “anlaşmalı” yapılıyor: “Boşanma halinde mal varlığının şu kadarı kadının, şu kadarı erkeğin… ” Yuva mı kuruluyor, şirket mi, belli değil! Sükûnet bulamıyoruz… Doğal olarak, […]

HAYAT!…Charles Eguone ‘den… Hayat çetele tutmak degildir… Hayat; Seni kaç kişinin aradığı, kiminle çıktığın, çıkıyor olduğun veya çıkacağın demek de degildir. Kimi öptüğün, hangi sporu yaptığın, kimlerin seni sevdiği de değildir. Hayat, ayakkabılarin, saçın, derinin rengi de değildir. Nerede yasadığın veya hangi okula gittiğin de değildir. Aslinda hayat; notlar, para, giysiler, girmeyi başardığın ya da […]

AŞK VE BENZERLİK!… Aşk ve bekleyiş… Benzerler birbirlerine. Hatta çoğu zaman aynı madalyonun iki yüzüdürler. Roland Barthes sorar kendine: “Âşık mıyım? Bekliyorsam, evet!” Bir şeyi veya birini özlemle beklerken başka her şey anlamını ve elle tutulur değerini yitirir ya, aşk da öyle değil midir? “Bekle beni, gelmeyeceğim” adlı hikâyemi hatırladım şimdi! Ürpertici bir sözdür bu! […]

CAHİL YETİŞTİRME FABRİKASI!… Câhillik ikiye ayrılır: Basit cahil, okula gitmemiş, okuma yazma bilmeyen bir yıldızlı cahil… Mürekkep cahil: Bunlar okumuştur ama yine de cahil kalmıştır, üstelik cahillikleri katmerli olmuştur. İki yıldızlıdan beş yıldızlıya kadar… Vatandaş Türkiyeli, ana dili Türkçe ve 1928’den önce basılmış kitapları okuyamıyor. Mesela eline 1928’den önce yayınlanmış Çalıkuşu romanını veya Ömer Seyfeddin […]

TÜRKÇEYİ KOLAYLAŞTIRIYORLARMIŞ!… 1930’larda Türkçe dünyânın en zengin ve âhengli dillerinden biriydi. Ama o “eski” kelimelerin atılmasıyla bugün artık üçyüz kelimelik bir mahalle arası lehçesine tahavvül etmişdir. 300 kelimeyle de ne edebiyât olur ne bilim ne felsefe … Öztürkçe denilen maskaralık benliğinden firâr edenlerin hezeyânıdır! Bakınız; alenî, bâriz, âşikâr, ayan, bedîhî, vâzıh, sarih, müstehcen, münhâl, üryan, […]

NOT DEFTERİMDEN ŞEÇMELER… Derler ya, “Hayat en iyi öğretmendir, zaman en iyi müfessirdir” diye, öyledir… İnsan hayat boyu bir şeyler öğrenir. Buna “tecrübe” diyorlar… Fakat zaman içinde öğrendiklerinin çoğunluğunu unuttuğu, ya da doğru analiz edemediği için sık sık hatalarını tekrarlar. Unutmamanın yolu not tutmaktan geçer. Şahsen ben öyle yapıyorum. Hafızama fazla güvenmediğim için önemli deneyimlerimi […]

“BEN SENİN CEMAZİYELEVVELİNİ BİLİRİM” SÖZÜ NEREDEN GELİYOR ?… ‘Ben senin cemâziyelevvelini bilirim’ deyimini sık sık duyarsınız. Gördüm ki bu meşhur deyimin anlamının bilen pek yok. Sizin için araştırdım: Cemaziyulevvelin halk arasındaki kullanımıdır. Bir kişinin geçmişiyle ilgili olumsuzluklarını anlatmak anlamını içerir. Özellikle kişinin geçmişteki kötü hallerine bu deyimle vurgu yapılır. Bu deyim; ben senin geçmişini bilirim, […]

GÜZEL SÖZLERDEN SEÇMELER.. * Kadının huyu para yokken; erkeğin huyu para çokken anlaşılırmış… * Asalet; boyda değil, soyda; İncelik; belde değil dilde; Doğruluk; sözde değil özde; Güzellik; yüzde değil yürekte olur… * Aslında hiç bir şey iyi veya kötü değildir. Her şey bizim onlar hakkında düşündüğümüze bağlıdır… * Maddî hayata tapanlar, deniz suyu içenlere benzerler, […]

KÖPEKCİ SAVCI  Korkudan herkesi titreten bir savcıydı. O devir öyle bir devirdi. Tek parti CHP devri. Hukuk CHP ileri gelenlerinin söylediği şeylerdi. Onlar herşeyi bilir, her şeyi doğru yaparlardı. CHP il başkanları aynı zamanda o ilin valisi idiler. İşte böylesine hukukun yerlerde süründüğü günlerde Ankara’dan sırtı pek bir savcı İzmit’te kendi çapında hüküm sürüyordu. Astığı […]

BURAYA NASIL DÜŞTÜN? Geneleve gitmişti. Odaya girdiğinde kadına acıyan gözlerle baktı ve sordu: – Sen buraya nasıl düştün? Bu defa acıma sırası kadında idi, muhatabına baktı, baktı ve: – Benim hikayem uzundur dedi. Sen buraya nasıl düştün?. * Doğrusu tuhaf bir hoca idi. Çevresinde ilmine güvenilir ve dini konularda görüşüne başvurulurdu. Ama aynı zamanda da […]

KONUŞMAK VE SUSMAK…(Konuşmak için iki dudak, susmak için BİR YÜREK GEREK)… Susmak, insanı ele vermeyen en sadık arkadaştır. Konuşmak yaradılıştan gelir, susmak akıldan… Düşünmeden konuşmak, nişan almadan ateş etmek gibidir. Kişinin haysiyeti dilinin altında gizlidir… Akılda duran söz, kasada duran para gibidir… Gırtlak dediğin kırk boğum, her boğumdan teker teker teker geçmeli… Her bildiğini söylememeli, […]

İNTERNET DÜNYASINDA, HAYATI KISALTMAK ADINA YAPILAN, GICIK OLDUĞUM ABUK DAVRANIŞLAR… Tamam yerine………TMM Selam terine………..SLM Beğendim yerine….:))) Naber yerine…….nbr Allaha emanet ol yerine….aeo (Allah’ın ismi bile kısaltmalı) Bye bye yerine….bb Kendine iyi bak yerine….kib İyi yerine…..ii Aleykum selam yerine….as Hoşgeldin yerine ….h.g Klavyeden nefret eden, ne kadar kısaltırsam o kadar kafi diyen “Tosunlar”  harflere düşmanmısınız be!….. […]

Wikipedia: “Ben herşeyi bilirim”. Google: “Ben herşeye sahibim”.

GÜZEL SÖZLERDEN BİR DEMET.. *Ucuz insanlara pahalı gelmen senin değil onların suçu. Unutma ki, insan anlayana çok, anlamayana eksik görünür. Hepsi bu ! *Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler, ağzına dolar insanın. Sussan; acıtır, konuşsan; kanatır… *Ekmeğim, aşım helal olsun yiyene, içene. Ama hakkım helal değil, dost gibi görünüp kuyumu eşene… *Dostlar ırmak gibidir. Kiminin suyu […]

AĞLAMAK İÇİN GÖZDEN YAŞ MI AKMALI?… Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı? Hırsızlık; para, malmı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? Solması için gülü dalından mı […]

“ŞEHİR ŞEHİR KARADENİZ VE YAYLALAR” TURU HİKAYESİ…(6. GÜN) Bugünkü program yine çok güzel.. 6.Gün: OF UZUNGÖL- TRABZON: Sabah kahvaltımızın ardından Of Çaykara üzerinden1300m yükseklikte bulunan Uzungöle varış. Göl etrafında yürüyüş sonrasında yöresel öğle yemeği Yol üzerindeki kiremitli köprüde fotoğraf molası sonrasında Trabzon a hareket.. 13.yy Bizans kilisesi olan Ayasofya Müzesi`ni ve fresklerin gezilmesi. Fatsa’ya varış.. […]

“ŞEHİR ŞEHİR KARADENİZ VE YAYLALAR” TURU HİKAYESİ ..(7. ve SON GÜN) Bir haftalık “Şehir Şehir Karadeniz ve Yaylalar” Turunun bugün son günü..Ankara’ya dönüş yolculuğuna başlıyoruz..Turun ikinci günü Samsun’ un simgesi sayılan, Atatürk heykelini görecek ve toplu resim çektireceğiz… Bugünkü program şöyle… 7.Gün: AMASYA-ÇORUM-ANKARA-: Sabah kahvaltımızın ardından Amasya’ya hareket. Amasya’ya varış. Öğle yemeği- saraydüzü kışlası. Amasya […]

“ŞEHİR ŞEHİR KARADENİZ VE YAYLALAR” TURU HİKAYESİ…(5. GÜN) Yine görselliğin bol olduğu bir gün bizi bekliyor. Program şöyle… 5.Gün: FIRTINA VADİSİ-TAR DERESİ-PALOVİT-ZİLKALE-RAFTİNG-ÇAMLIHEMŞİN-AYDER: Sabah kahvaltımızın ardından Fındıklı’da Çağlayan Köyünün ziyareti ve sonrasında Ardeşen üzerinden dünyada korunması gereken 200 ekolojik bölgeden bir tanesi olan Fırtına Vadisine giriş. Yolumuz üzerindeki Ülkemizin en çok yağmur alan ve çay üretim […]

“ŞEHİR ŞEHİR KARADENİZ VE YAYLALAR” TURU HİKAYESİ…(4 GÜN) 4.Gün: Programımız şöye…ÇAYELİ-HOPA-SARP-BORÇKA-KARAGÖL: Sabah kahvaltımızın ardından Ulu Önder Atatürk`ün vasiyetinin bir kısmını yazdığı Atatürk Köşkü `nü ziyaret ve sonra yol üzerinde geleneksel tahta tezgâhlarda dokunan bir Rize Bezi Fabrika Satış Mağazası`nda alışveriş imkânı. Sürmene’de ünlü Sürmene bıçakları hakkında bilgilendirme ve alışveriş ve Arhavi, Hopa üzerinden hareketle Sarp […]

“ŞEHİR ŞEHİR KARADENİZ VE YAYLALAR” Turumuzun bugün üçüncü günü..Şansımızdan yağmur yok. Zigana’ları tırmanıp, “KARACA” Mağarasını ziyaret edeceğiz. Daha sonra da Sumela Manastırını göreceğiz. 3.GÜN Programı şöyle… SUMELA MANASTIRI-ZİGANA-GÜMÜŞHANE KARACA MAĞARASI: Sabah kahvaltımızın ardından Giresun’a hareket  açık olması durumunda Giresun Kalesi’nin görülmesi Yolumuz üzerinde bulunan eşsiz güzelikteki Harşit Vadisi manzaralarını fotoğraflayarak Kürtün üzerinden Göz kamaştırıcı zengin […]

Gezimizin 2. gün programı şöyle… 2.Gün: SAMSUN-TERME-BANDIRMA-FATSA-ORDU-YASON-BOZTEPE: Sabah kahvaltımızın ardından Samsun’a hareket. Samsun’da ilk adım Anıtı, Bandırma Vapuru, görüldükten sonra termede öğle yemeği sonrasında Ordu’ya hareket. Yason Burnunu gezileri sonrası Perşembe ilçesini takiben Ordu’ya varış Ordu Boztepeden muhteşem ordu manzarasını izledikten sonra Otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde ——————————————————————————————— *SAMSUN “İLK ADIM ANITI”… İlk İlkadım […]

CİTTUM, CEZDUM, CELDUM… Gözümüzün alabildiği kadar yeşil, çağlayan şelaleler, dereler, çeşit çeşit kuşların kanat çırpmasıyla Karadeniz… Uğruna nice şarkıların yazıldığı, aşıkların, nefretle sevgi ile yazdığı türkülerin her yerde tınladığı, ‘Sikinti yok’ lafını her yerde işiterek… Bu yıl alışkanlık haline getirdiğimiz Akdeniz ve Ege kıyılarını bırakıp, kendimizi Karadeniz’in en güzel yaylalarına attık.

BAŞKALARINI BEKLERSENİZ, TA GERİLERDE KALIRSINIZ… Hiç kimse geri dönemez ve parlak geçmişini geri getiremez. Ancak şu andan itibaren herkes yeni bir başlangıç yapabilir ve parlak bir sona ulaşabilir… Dünyada ki olumsuzluklardan asla etkilenmeyen ve sadece insanların iyi yönlerini görenlere bir melek denebilir… Kardeşlik, bir acının çığlığını duymaktır ki bir tebessüm gibi bütün dillerde aynı anlama […]

GEREK DUYMA !… Necip Fazıl vapurla Karaköy’e geçerken, yanına biri yaklaşıp: “Üstad”, diye sormuş “Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik.” …Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan: “Ne diye vapura bindin ki, yüzerek geçsene karşıya” cevabını vermiş.. Allah rahmet eylesin üstad seni de anmış olalım, Ruhuna el Fatiha… Çeşitli Makale ve Yazılarım için: […]

Kitap okumakla, manavın beni aldatmasına engel olamıyorum bir türlü. Manava inanmadığım halde beni aldatıyor namussuz. Ya inandığım dostlarımın beni aldatmasını önlemek: Büsbütün imkansız bu.   OĞUZ ATAY ‘IN, “TUTUNAMAYANLAR” ROMANI… Sokaktaki kalabalığın gürültüsü ile Yalnızlığımın yüzüme çarptığı ve kendimi Kitapçıya attığım bir gün tanıştım bu kitapla, gülkurusuvari renkte bir kapak üzerinde ürkmüş, dalgın ve düşünceli […]

CEHENNEMDE ÇALINMASI BEKLENEN ŞARKILAR… Mazhar Alanson – Yandım Kayahan – Allah’ım Neydi Günahım Orhan Gencebay – Batsın Bu Dünya Müslüm Gürses – Son Pişanlık Çelik – Dongi Dongi… Cehennemde çalmasına gerek yok. Nerede çalınırsa orayı Cehenneme çeviriyor zaten.. Nalan – Afffettt Yanıyorum Affettt.. Banu Alkan – Neremi Neremi… Megadeath – Welcome To Hell Sertab Erener […]

ZORLAR VE KOLAYLAR… Hayatta zor işler, kolay işler var, Bunları ayıran insan olmak zor. Bilgiçlik taslamak, konuşmak kolay, Az ve öz konuşup susan olmak zor. Akıl vermek kolay, iş bozmak kolay, Bozuğu onaran insan olmak zor. Niyet etmek kolay, başlamak kolay, Bir işi bitiren insan olmak zor. Almak kolay, benlik, bencillik kolay, Alan insan değil, […]

MASALLARIMIZ ÇALINDI ÖNCE… Maviye çıkardı çocukluğumuz. Ne yana dönsek umut, kime tutunsak vefa… Çaldılar ceplerimizden çocukluk ruhumuzu. Öksüz kaldı saksıda çiçek, bedende ruh, şiirde kelime… Attila İlhan’ın “o eski heyecan ölür” dediği dizeye sarılıyorum sımsıkı. Ölmemeliydi heyecan. Profesyonelleşmemeliydi insan. Amatör kalmalıydı sevgi. Düzene alışmaktı çünkü profesyonellik, eyvallah çekmekti her şeye. Oysa amatörlük sıkı işçilik demekti. […]

DERLER !… Çok hızlı yaşarsın, yavaş git derler. Yavaş yaşarsın, ölü gibisin derler. Orta halli yaşarsın, monotonsun derler. Gülersin, ne gülüyo bu deli gibi derler. Ağlarsın, bunalım derler. Susar dinlersin, dilini mi yuttun derler. Konuşursun, sus bi artık derler. Çalışırsın, amele derler. Yatarsın, beleşçi derler. Kısacası derler de derler… İnsanı candan ederler sonra anlarsınki gelmiyor […]

Sevgili DOST… Ömrünce nasihatımdır sana… Kulağın aç, dinle beni… Cahil ile dost olma; İlim bilmez, irfan bilmez, Söz bilmez, üzülürsün… Saygısızla dost olma; Usul bilmez, adap bilmez, Sınır bilmez üzülürsün… Aç gözlü ile dost olma; İkram bilmez, kayde bilmez, Doymak bilmez, üzülürsün… Görgüsüzle dost olma; Yol bilmez, yordam bilmez, Kayde bilmez, üzülürsün… Kibirliyle dost olma; […]

Ayıplarım gönül seni Hal bilmeze hal sorarsın Yanında bülbül dururken Kargalardan gül sorarsın Nerden düştüm gizli derde Aşkın gözümüzde perde Nalbant olmayan şehirde Aşk atına nal sorarsın Hak nazar eylemiş göze Odur yol gösteren bize Kulağı sağır dilsize İklim iklim yol sorarsın Pir Dede’yi beğenmezsin Ne söylüyor dinlemezsin Kendi kusurun görmezsin Elin eksiğin ararsın… Pir […]

HİÇ YAŞAMAMIŞ GİBİ ÖLMEK !… “Çocukluktan sıkılıp büyümek için acele ediyorlar, sonra yine çocuk olmanın özlemini duyuyorlar. Para kazanmak için sağlıklarını kaybediyorlar, sonra sağlıklarını kazanmak için paralarını kaybediyorlar. Gelecekle ilgili edişelenmekten şimdiyi unutuyorlar. Sonra da ne şimdiyi ne geleceği yaşayabiliyorlar. Deneyim iyi bir öğretmendir diyorlar ama deneyimin faturasını ödemek istemiyorlar. Hayatlarını kazanmak için eğitim alıyorlar […]

BEN ETTİM, SEN ETME… Lâfı-sözü dinlenen, ağzından çıkan her lâfa itibar edilen bir adam, bir başka adam hakkında; iddia mı desem, iftira mı desem, bir lâf etmiş… Dedim ya, lâfı dinlenen biri… Ağzından çıkan her söz; durgun suya atılan taşın oluşturduğu halkalar misali; halka halka, sokak sokak, mahalle mahalle, şehir şehir yayılıp, bütün ülkede duyulmuş… […]

*Öfke ile kalkan, zararla oturur…(Türk Atasözü) *Öfke afet getirir…(Hz. Ali) *Öfke rüzgar gibidir, Bir süre sonra diner; ama birçok dal kırılmıştır bile…(Hz. Mevlana) *Öfke aklın ışığını savuran bir rüzgardır…(R. G. Ingersoll) *Öfke domino taşları gibidir. Biri düşer, sakinleşir, belası hızla yol alır… *Öfke ekilen yerden pişmanlık biçilir…(Alessandro Manzoni) *Öfke güneşi bile söndürür ama sadece sizinkini. […]

*Göz açıldıkça ruh perdelenir…(Tevfik Fikret) *Göz kendinden başka her şeyi görür…(Thomas Fuller) *Göz mideden büyüktür…(Amerikan Atasözü) *Göz, bazı dimağların penceresi, bazılarının dürbünü ve bazılarının da aynasıdır…(Cenap Şahabettin) *Göze göz yasası herkesi kör eder…(Mahatma Gandhi) *Göze göz, dişe diş…(Alman Atasözü) *Gözler arasındaki ilişkiyi biliyor musun? Onlar birlikte göz kırparlar, birlikte ağlarlar, her şeyi birlikte görürler ve […]

Sırtından vuranlara kızma ONLARA GÜVENİP ARKANI DÖNEN SENSİN, Arkandan konuşanlara darılma ONLARI İNSAN YERİNE KOYAN YİNE SENSİN… Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın. Farkınızda olduğum için varoldunuz, Vazgeçtiğim için artık yoksunuz… Korkma aç kapıyı. Sende kalmaya değil, beni almaya geldim… Seninle aramızda bir şey varsa şayet, o da mesafelerdir artık… Kızamıyorum artık; Bakıyor, Seçiyor, Gülüyor ve […]

OĞUL… İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Avun oğlum avun. Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın. Ama: Bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarında savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın. Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler ancak senin fazilet […]

KARLI VE SOĞUK BİR ANKARA GÜNÜNDEN, SICAK BİR HİKAYE…. 30 Ocak 2011 Pazar, IHLAMUR AĞACI ALTINDA… Uzun yoldan gelmişim. Bitkinim. Gecenin çok geç bir vakti… Gözlerimden uyku akıyor. Arabayı park edip kendimi zorlukla dışarı attığım anda… Aman yarabbim, bu ne güzel koku! Bir ıhlamur ağacının altındaymışım meğer. Bu cennet kokusunu bırakıp eve girmek yerine oracığa […]

  ATALARIMIZIN CİDDİ FİKİR AYRILIKLARI VARMIŞ…    1. ‘Damlaya damlaya göl olur’ / ‘Taşıma suyla değirmen dönmez’..   2. ‘İyi insan lafının üstüne gelir’ / ‘İti an çomağı hazırla’..   3. ‘Bir elin nesi var, iki elin sesi var’ / ‘Nerde çokluk, orda bokluk’..   4. ‘Fazla mal göz çıkarmaz’ / ‘Azıcık aşım, ağrısız başım’.. […]

Dehlemeden yürüyen at, Dinden imandan çıkarmayan evlat, Bir de hayırlı çıktımı avrat, Düğünü nideceksin, gir oyna çık oyna… Ha babam ha, yürümesse at, Bir kaşık su vermesse evlat, Birde hayırsız çıktımı avrat, Ölümü nideceksin, gir ağla çık ağla… Çeşitli Makale ve Yazılarım için: http://www.turklider.org/TR/DesktopDefault.aspx?tabid=1583 da ” Haluk Cangökçe Gözüyle”

MERHABA NE DEMEK ?… Hiç düşündünüz mü? Ya da bilen var mı içinizde? “Merhaba’ ne anlama geliyor diye?. Çok ilginç bir o kadar da hoş ve sıcak bir anlamı varmış meğer… “Merhaba”aslında farsça kökenli olup, “Benden size zarar gelmez” anlamına geliyormuş. Çok hoş değil mi? Bunu öğrendikten sonra karşımdaki insana merhaba demek daha bir anlamlı […]

Kendini akıllı sanan aptallar, Herşeyi kendilerinin bildiklerini, dünyada en mükemmel, en kusursuz insanlar olduklarını, kendi düşüncelerini doğru diğer düşüncelerin ise yanlış olduğunu sanan insanlar mutlu aptallardır. Bırakınız mutlu kalsınlar. Doktorların “kendi haline bırakın” dediği insanlardır bunlar… Susmak istiyorum yalan insanları kaale almadan.. Haklıyken haksız gözüksemde, sadece huzur bulmak istiyorum o kadar… Çeşitli Makale ve Yazılarım […]

TEMEL HASTABAKICI… Doktor, hastabakıcı Temel’i çağırdı… ‘Yarın ava gidiyorum, ama muayenehane kapansın istemiyorum. Sen hastalarla ilgilen. Arada arar, kontrol ederim” dedi.. “Merak etmeyin” dedi, Temel. Doktor ertesi gün akşama doğru telefon etti.. ‘Ne var ne yok?..’

MASAL EKSİKLİĞİ…Nasıl ki, kanda demir, çinko ya da kalsiyum eksikliği olunca; yapısal bir sorunun varlığından bahsedilirse çocukta… “Masalsızlık” da, hatta daha beter olarak, noksanlıklara işaret eder, benzer şekilde… Yatılı okullara konup, “masal gerçeklikleri”nden uzaklaştırılan körpecik çocukların “muhayyile”leri gelişmezse; Tıpkı kireçlenmedeki gibi, yaşlandıkça yüreklerinin ufukları da taşlarla örülür ve duyarsızlaşırlar, giderek… Kalkın bakın kitaplıklarınıza… Bir tanecik […]

BU DA GEÇER YA HU… Sultan Mahmut bir gün tüm vezirlerini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle bir şey yazdırın ki ona her baktığımda, hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim diye buyurmuş… Vezirler toplanmışlar dört bir yana haber salmışlar. Sonunda bir gün bir yüzükle sultanın karşısına çıkmışlar, yüzüğü vermişler. Sultan Mahmut tamam işte bu demiş… […]

Araç çubuğuna atla